Copyright © 2020 | Tüm hakları mahfuzdur.
  • ARŞİV
    • 1995
    • 1998
    • 2002
    • 2003
    • 2004
    • 2005
    • 2006
    • 2007
    • 2008
    • 2009
    • 2012
    • 2013
    • 2020

Mustafa Kaplan

  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • Yazılar
  • Kitaplar
  • Videolar
  • İletişim
  • Ana Sayfa
  • Yazılar
  • Köşe Yazıları
  • Resimden Karakter Okuma San’atı!

Resimden Karakter Okuma San’atı!

yazar Mustafa Kaplan / 04 Nisan 2007 / Kategori Köşe Yazıları

Sayın yazar ba’zı okuyucularının kendisini “ateist” sanmasına ma’nâ verememiş, “Pek çok yazımda ve konuşmamda Allah’ın olması ihtimâlinin, olmaması ihtimâlinden daha fazla olduğunu ifâde ettiğimi anımsıyorum” (Türker Alkan, Radikal, 10.02.07) deme ihtiyâcı hissetmiş. İslâmın anaokulu bilgisini alan bir çocuk bile bilir ki, böyle bir inanç Allâh’a îmân sayılmaz, sâhibinin ateist sanılması da normaldir. Allâh’a îmânda “şek” olur mu?

Yazarın, “Şu anda dünyâdaki önemli şiddet olaylarının hemen hemen hepsi İslâm ülkelerinde ortaya çıkmaktadır” hükmü de, örnek verdiği Irak-Afganistan-Somali’de ABD ve şürekâsının, Lübnan ve Filistin’de de Fransa ve İsrail’in elini göremeyecek kadar realiteden uzak bir kahvehâne kültürünü aksettirmektedir. Evet, “tek bir yanıtı bulunmayan” şu, “Dünyâdaki sıcak çatışmaların hemen hepsi neden Müslüman ülkelerde karşımıza çıkıyor?” sorusu ise, Kore ve Vietnam savaşlarını; İspanya ve Yunanistan iç savaşlarını; Rusya’da Bolşeviklerle Menşeviklerin boğuşmasını; ABD’de Kuzey-Güney harblerini; Çin’de komünistlerle milliyetçilerin katliâmını; Kolombiya, Ruanda, Guatemala, Etiyopya, Srilanka, Nepal, Kamboçya gibi İslâmdan uzak ülkelerde dökülen kanları; 30 milyon mazlûmun kanına mâl olan İkinci Cihân Harbinin taraflarını bilmemenin veyâ görmezden gelmenin neticesidir.

“Hizbullah, El Kaide” demeden önce ise, “IRA, ETA, Bader Meinhof, Kızıl Tugaylar, Sandinista, Asala” kelimelerinin neyi ifâde ettiğini düşünmesi gerekmez miydi? Akademik bir kalem, bu küresel kan gölünün analizine girişirken ter döken kişidir!..

Yazarın, “Atatürkçülük benimsendi mi?” (agg, 22.02.07) başlıklı yazısı da tahlîl ilminin ölçülerine uymamış. Her ne kadar “devletçilik” ilkesinin kolayca terk edildiğini ikrâr ediyor ve “türban” konusunda ise “kadınların kıyâfeti hiçbir zaman Atatürkçülüğün ilkeleri arasında yer almadı” diyorsa da; “Cumhuriyetin kurulması ile saltanat ve hilâfetin kaldırılması, Türkçeyi sadeleştirme girişimi, Arap alfabesinden Latin alfabesine geçiş, laiklik, İsviçre Medenî Yasasının çevrilerek uygulanması” gibi devrimlerin artık muhâlif kanadlarca da benimsendiğine hükmetmiş.

Sayın Alkan sırça köşkünden dışarı çıkmayarak legal sahadaki politize olmuş eski muhâliflerin tavrına göre hüküm veriyorsa, doğrudur; ama bütünü ifâdede noksandır. Misâl isterse, kendimi gösterebilirim. Yapılanları benimsemiyorum da, kabûl de etmiyorum. Bıyık altından gülümseyemezsiniz, çünkü bu görüş, sizin tanımadığınız veyâ tanımamakta ısrâr ettiğiniz sessiz kitlenin görüşüdür. O kitle ki, devlet terörü ile burnu sürtülmüş neslin çocuğudur, susmayı tercîh etmiştir. Susmayanların başına nelerin geldiğini ise bizzât bu fakir hakkalyakín yaşamıştır. Siz, bu anlattıklarınızı tenkid etmekten dolayı Bayrampaşa, İzmit ve Gölcük zindanlarında yatmanın ne olduğunu bilir misiniz?

Beyefendi, tükürükten kerametlerin öksürükle göçtüğünü bilmiyor olmalılar…

Yazarın, bizim Adem Özköse’nin Afganistan’da yaptığı bir mülâkat dolayısıyla getirdiği tenkid ise, evvelâ medenî insanların nezâketine yakışmıyor. “Taliban’ın iki numaralı adamı olan Molla Dadullah, Türk basınından ilk kez Vakit muhabiriyle görüşmüş. Vakit muhabiri, ‘Karşımda son derece esprili ve kültürlü bir insan vardı’ dese de, ben bu Dadullah beyin pek bir kültürlü ve esprili yanını göremedim doğrusu” (agg, 27.12.06) demiş.

Nasıl göremezsiniz mîrim, siz de o anda bizim Adem’le beraber miydiniz? Yoksa, bir anda birkaç yerde bulunabilme kerâmetine mi mazhar oldunuz? Eğer sâdece Molla Dadullah’ın fotoğrafına bakarak “kültürünü ve espri kâbiliyyetini” anlama yeteneğiniz geliştiyse, o ilmi nereden öğrendiğinizi bize de lütfeder misiniz? Yüz yüze tanışma fırsatımız olmadığına göre, biz de zât-ı âlîlerinizin fotoğrafına bakarak sizin derinliğiniz hakkında fikir sâhibi olurduk. Ben nasıl yorum yapardım acabâ?..

Türker Bey’e bir kere daha hatırlatmam gerekirse, nedense kendisine karşı kırıcı ve itici olamıyorum, İnşâallah gerçek îmân dâiresine girer de, beynindeki şübhelerden kurtulur. Ama, ABD zâlimlerinin ellerindeki kaba güce dayanarak yıktığı eski Afganistan hükümetinin bir mensûbu hakkında söz ederken, bir devlet adamından söz ettiğini ve diplomatik nezâket denen bir usûlün olması gerektiğini hatırlatmayı, sebebini bilemeyerek duyduğum sempatiden dolayı bir borç biliyorum. Sakarya Muharebelerindeki Mustafa Kemal Paşa da, o günün anlayışına göre “terörist’’ değil miydi? Ülkesini işgâlcilerden kurtarma noktasında Molla Dadullah’ın farkı nedir?

TC’nin Tâlibân ile “savaş hâlinde” olması, idârecilcrimizin hatâsıdır, onlar utansınlar. İşgalcilerle aynı safta olmaktan sayın Alkan da utanç duymuyorsa, kendisi bilir…

Vakit

Facebook'da PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de PaylaşPinterest'de Paylaş
0

Diğer Yazılar

Helâl-Harâm Ver Allah’ım, Papaz Kulun Yer Allah’ım!
İhtilâf İlimle Sona Erer
Al Benden de O Kadar…

Son Yazılar

  • Adalet Bakan Yardımcısı sayın Yılmaz’a alenî suç duyurumdur!

  • Muhbir Mühtedî – 4

  • Muhbir Mühtedî – 3

  • Muhbir Mühtedî – 2

  • Muhbir Mühtedî – 1

Etiketler

  • 1432
  • 28 Şubat
  • Abdulkadir Aksu
  • Ağlayan ve Ağlatan Vaiz
  • Ahirzaman
  • Ahmet Hakan
  • Bediüzzaman
  • Cemal Uşşak
  • Cihad
  • Dabbetülarz
  • Deccal
  • Dinde Reform
  • Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü
  • Edille-i Şer’iyye
  • Faris Kaya
  • Fetullah Gülen
  • Gizli Müslüman Papazlar
  • Hacı Hulusi Bey
  • Hakan Albayrak
  • Hulusi Yahyagil
  • Hz. Mehdi (as)
  • Ilımlı İslam
  • İlahiyatçılar
  • Kara Panter
  • Kızıl Elma
  • Laiklik
  • Mehmet Kayalar
  • Mutlak Varis
  • Neşredilmeyen Yazılar
  • Nurcuların Hain-i Ekberi kimdir?
  • Said Nursi
  • Tesettür
  • Ulemaü’s-su
  • Üstad
  • Yahudi Kardinal
  • Ye’cûc ve Me’cûc
  • Yerli Kardinaller

Mustafa Kaplan

  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • Yazılar
  • Kitaplar
  • Videolar
  • İletişim

Copyright © 2021 | Tüm hakları mahfuzdur.

ÜST